23 Aralık 2010 Perşembe

Tahadan seçmeler

Yüzlerce belki de binlerce fotoğraf çekiyoruz. Bitmeyen filmlerin kıymetbilmezliğini yaşıyoruz sanki. Oysa bir zamanlar ne kadar değerliydi o 36 poz. Zorlayıp 36'yı 39 yapmayı bile başarıyorduk ya hani. Film biter bitmez 1 saatte tab edilirlere koşup o 1 saatin dakikalarını sayıyorduk adeta. Ben öyleydim en azından. O zamanlardan aşıktım fotoğraf çekmeye. Keşke bukadar geç kalmasaydım, yerimde saymasaydım...
Bu hafta Tahanın çok sevdiğimiz karelerini bastırmak isterken aklımdan geçti bunlar. Çekip çekip arşivliyoruz. Bazen kötüleri, bulanıkları bile elemiyoruz. Kıymeti kalmadı sanki. Ele alınmayan, bakılmayan, en güzeli seçilip çerçeveye konmayan fotoğrafın ne anlamı var ki? Hepsi mümkün değil zaten ama en sevdiklerimiz en azından...



Güleç yüzlüm benim












Hayatımda yaptığım en güzel işlerden birisi belki blog tutmak. Benim için birçok anlamı var blogun. En başta bir hatıra, bir miras oğullarıma bırakabileceğim. Bloga yazmasaydım hiçbir zaman bilemeyeceği, benimse yapım gereği söze dökemeyeceğim şeyleri okuyacak büyüyünce ve belki ilişkimize çok farklı bir boyut kazandıracak sorun yaşamamız muhtemel olan günlerde.))

1 yorum:

:) Azide Yazici ^ dedi ki...

Seker sekerrrr öpüyorum seni sizi .. Blog dünyasina hosgeldin CANIIIM
. . . .